Çarşamba saat 12:00′de girdiğimiz ve 18:30‘da çıktığımız, bizi büyüleyen, bir bakıma şimdiki tarihimize damga vurmuş kurum olan Baykar‘a davetliydik. Baykar Medya Koordinatörü Muttalip Erdoğan‘ın organizasyonunda, teknoloji içeriği üreten ve neredeyse ayda 100 milyona yakın izlenme oranlarına sahip genç ve dinamik ekibin içinde yer almak, tarihin altın sayfalarına konu olmuş ve olmaya devam eden bir kurumun rüya tesislerini teneffüs etmek, bulutların üstünde yürümeye eş değerdi.

Misafirlerden tam 1 saat erken gelmenin keyfi ile Ukrayna televizyonlarında yayınlanan Bayraktar belgeselinde “Özdemir Bayraktar Teknoloji Merkezi‘nin” ilk girişinde bizi karşılayan görsellere sahip çiniyi görür görmez o anın huzuruna tekrar esir olduk. İslam medeniyetimizin ve yakın tarihimizin o eşsiz eserlerinin Fatih Sultan Mehmet ile başlayan, Hezarfen Çelebi ile devam eden, Cumhuriyet tarihimiz ve Milli Teknoloji Hamlesinin geldiği son nokta ile tamamlanan görsel ile önce bir kim olduğunuzu hatırlıyorsunuz. Burası çok önemli; medeniyetin aslında doğudan geldiğini ve o medeniyeti oluşturanların bizler olduğumuzu hatırlamak yürüdüğünüz o tesiste size büyük bir güven sağlıyor. Çinideki görselleri belki yüzlerce kez anlatmış olmasına rağmen aynı heyecanla dile getiren Mücahit Korçum (Protokol Sorumlusu) Bey‘den dinlemek, ardından toplu bir şekilde Selçuk Bayraktar‘ın özel kalemi, T3 Vakfının Mütevelli Heyeti Üyesi Mehmet Ali Nart beyefendiden de pekiştirmek teknoloji merkezinin büyülü rüyasına giriş niteliğindeydi.
Teknoloji merkezinin güvenlik önlemleri ise çok önemli bir yerde olduğunuzun anlamını ifade ediyor. Çünkü değil cep telefonu, akıllı saatiniz ile bile içeriye girmemeniz ve bu konuda oldukça hassasiyet göstermeniz gerekiyor. Biz de teknolojik olarak aslında ağırlıklarımızı bıraktığımız ve anı yaşadığımız bir zamana yolculuk yaptık. 200.000 metrekare arsa üzerine kurulu bu teknoloji merkezi dünyanın en nitelikli sosyal donatısına sahip. Bu merkezin içerisinde Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, üretim, mekanik ve elektronik entegrasyon fazları bir arada yer alıyor. Çinili görselin hemen altında geçtiğimiz Ramazan ayında yer alan Hilal ve Kandilin o ışıltılı hali gözlerimizi kamaştırırken, kampüste çalışanların aileleriyle birlikte yapılan iftar sofralarının bereketi bizlere sanki o anları tekrar yaşarcasına anlatılıyor.

Mehmet Ali Nart, İlker Akgüngör ve görevli çalışma arkadaşların liderliğinde başlayan yolculuğumuzda gördüğümüz yerlerden biri Baykar’a ait, 6 Şubat Asrın Felaketini yaşadığımız 11 ilimizi etkileyen depremde evsiz kalmış vatandaşlarımızın lojmanlarda konaklatılmasıydı. Bilindiği gibi Baykar, Asrın Felaketinde, 4.5 milyar Türk Lirası nakdi ve ayni yardım yapan en büyük kuruluşlardan biri olmuştu. İçerisinde bulunduğumuz binada teknisyenlerden daha çok mühendis grupların olduğu çalışma alanlarında ilerlerken gözümüze çarpan aralıklı yerleştirilmiş olan kütüphane raflarında Türk medeniyetinin ve tarihinin izini taşıyan kitaplara rastlamanız mümkün. Baykar‘da şu an toplamda 4500 çalışan olduğunu söyleyebiliriz. Yaş ortalaması ise geçtiğimiz seneye baktığımızda 27‘den 29‘a yükselmiş olsa da hala büyük dinamik bir genç nüfus var. Mehmet Ali Nart, Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar‘ın da direktiflerine göre bir kurumda yer alan hiçbir çalışanın Baykar kurumunda yer alamayacağı ve asla böyle bir teklifte de bulunulamayacağı konusunda bilgilerini iletirken, Baykar‘daki maaş oranlarının ise diğer firmalara göre daha üst seviyede olduğunun altını çiziyor.

Mesai saatlerinin esnek olduğunun belirtildiği kurumda aslında tek bir motto var, çalışmak! Sabah geliş ve gidişlerde çalışma verimliliğinin yüksek düzeyde tutulmasının sağlanmasıyla bir özgürlük verilmiş. Personele ki onlara çalışma arkadaşı ismiyle hitap ediliyor, mesaisi yüksek günlerde konaklamaları için kurumun en üst katı, otel gibi hizmet ediyor. Tüm çalışanlara kurumun birçok noktasında sosyalleşebilmesi için tam teşekküllü bir spor merkezi, havuz, sauna, hamam gibi sosyal gelişim merkezlerinin yanısıra kampüste, 4500 kişiye yetecek yemek alanı, yemek alanlarının yanında cafeler (en iyi tabir edebileceğimiz kahve ve tatlı kafelerine taş çıkartır) bulunuyor. İnsanlar aileleriyle bu kampüste vakit geçirebiliyor, çocuklar oluşturulmuş parklarda oyun oynayabiliyor. Baykar, çocuk sahibi çalışma arkadaşları için tam donanımlı bir kreş hizmeti de veriyor. Kampüste koşu parkı, halısaha, basketbol, voleybol ve birçok spor aktivitesi için kurulmuş alanlar çalışanların sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmezi durumunda. Koşu parkurlarında Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve Genel Müdür Haluk Bayraktar‘da devamlı spor yapıyor.
Tesisin içinde bir de küçük sinema salonu var. Mimari yapısı, geniş ve ferah alanlarıyla, çalışma personelinin verimliliğinin yüksek tutulması, her şeyden önce insanca yaşam olanaklarının oldukça yukarıda tutulduğuna şahit olduğumuz bu merkezin neden binlerce insanın staj ve iş tercihlerinde ilk adres olduğunu açıklıyor. Baykar her yıl binlerce teknisyen ve mühendis adayını stajlara kabul ediyor işe istihdamda ise %20‘ye yakın kurumda staj yapmış çalışma adaylarını işe alıyor. Üretim, mekanik, elektrik ve entegrasyon fazlarındaki turlarımız ülkemizin yükseliş trendinin başlangıç mottosu Milli Teknoloji Hamlesinin tabir-i caizse en önemli öğelerini oluşturuyor.
Konferans odasında organizasyonun liderliğini yapan Muttalip Erdoğan, Milli Teknoloji Hamlesinin başlangıcını konu alan Bayraktar ailesinin hikayesini de anlatan belgeseller eşliğinde bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda Milli Teknoloji Hamlesinin bir inanç meselesi olduğunun altını çizen Erdoğan, Selçuk Bayraktar‘ın gelecek hedeflerinin neler olduğunu öğrenmenin aslında MIT’de yer alan makalelerine bakarak görülebileceğini vurguladı. Konuklardan Levent P.’nin Baykar‘ın tedarikçi ağında ekosisteme ne kadar önem verdiği ile ilgili sorusunda Mehmet Ali Nart, oranın çok yüksek olduğunu söyleyerek kamuoyunda yanlış bilinen bir konuyu da açıklığa kavuşturmuş oldu. Nart, sunumda Erdoğan‘dan sözü devralarak, Baykar‘ın gelirlerinin diğer gelirlerine oranla en yüksek kalemin %99,3 ile ihracat olduğunu söyledi. Aynı zamanda devletin hiçbir teşvik katkısından yararlanmadıklarını, kredi kullanmadıklarını ve bunu Yönetim Kurulu’nun net tavrıyla gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Elektrik Elektronik Mühendisi Nart, 2014 yılından beri fiili olarak Baykar bünyesinde görev alıyor.

Konuklardan Ömer Kablan (Yeni Şafak Dijital Haber Direktörü) Amerika’da yer alan birçok firmaya da ziyaretler gerçekleştirdiğini, bu ziyaretler kapsamında Özdemir Bayraktar Teknoloji Merkezi‘nin hem güvenlik önlemleri, hem konumu, hem de yapısıyla oldukça yukarı bir segmentte yer aldığını söyleyerek duygularımıza tercüman oldu. Ziyaret döneminde yanımızdan bir an olsun ayrılmayan ve güleryüzüyle sohbetlerimize ortak olan doğru bilgiye sahip isek Bayraktar TB2‘nin basında ilk haberinin yapılmasında katkısı olan İlker Akgüngör duayenimizin de olduğu turda kendisinin konferans salonunda haber içeriği oluşturanların, doğru düsturdan vazgeçmemesi gerektiğini hatırlattı. Doğru kaynak gösterilmesine rağmen bazı haberlerin hala yanlış bir şekilde basına lanse edilmesi bu düsturun doğruya evrilmesinde bir döneme girilmesi adına Baykar‘ın çalışma ahlakından bahsetti. En doğru haberi birinci ağızdan alabilmek adına tüm iletişim kanallarını konuklarla paylaştı.

Milli Teknoloji Hamlesinin tüm emaralerini her bir noktasında gözlemlediğimiz kampüste Baykar’ın uzay teknolojisiyle ilgili Fergani adını verdiği girişimi de turun kapsamında konuklarla paylaşıldı. Bu girişim 2022 yılında kuruldu ve Yörünge Transfer Araçları (YTA) ile uzay endüstrisinde hizmet verecek. İlk fırlatmanın ne zaman olacağı konusunda sorulan sorulara 2025-2026 yılları gösterildi. Fırlatmanın ülkemizden yapılmayacağını, coğrafi olarak bu konuda ülkemizin tam anlamıyla yeterli olmadığı söylendi. Fergani‘nin dışında Baykar‘ın rahmetli Özdemir Bayraktar‘ın da vefatıyla birlikte toplum sağlığını kapsayan Can Sağlığı Vakfı‘nın (Canan Bayraktar Toplum Sağlığı Vakfı) psikoloji, psikiyatri, genetik, immünoloji, onkoloji ve nadir hastalıklar alanlarında bilim insanlarının yürütecekleri öncü projeler ortaya koymak, bilim insanları tarafından geliştirilecek projeleri desteklemek, genç bilim insanlarının yetiştirilmesine uygun platformlar hazırlamak ve bu projelerle birey ve toplum sağlığını güçlendirmek amacıyla kurulduğunu açıklayan Nart, şu an bir vakfın daha açılacağını konuklarla paylaştı.

Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar
Mehmet Ali Nart, tüm konuklara bir sürpriz yaparak kampüste alanda bulunan Selçuk Bayraktar‘ın ofisini de görmenizi istiyorum diyerek bizi oraya götürdü, yetmedi Selçuk Bey‘in de orada olmasıyla kendisiyle konuşup sorular sormamıza vesile oldu. Selçuk Bey‘in odasını ilk ziyaretimizde bizi dostane tavrıyla karşılayan Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile tek tek el sıkıştık. Odasındaki gramofon tüm konukların dikkatini çekerken, yan tarafta bulunan toplantı odasına geçiş yaptık.
Gramofonun Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından hediye edildiğini söyleyen Bayraktar, pikaptan bize Çırpınırdı Karadeniz şarkısını dinletti. Konuklardan birkaç soru alan Bayraktar, Fergani‘den, TB3‘e, Kızılelma‘dan Akıncı‘ya ve Dünya gündeminden örneklerle karşılıklı sohbet içerisinde bulundu. Kendisine; Teknoloji Merkezinin İslam medeniyetimizin eserleriyle bezeli olmasını, bunun yanında insani değerlere de oldukça fazla katkı sunması, Japonya‘da çocuklara nüklüer bomba atılan yerlerde farkındalık yaratılan örnekle bu kampüsün de tarihi açıdan büyük bir öneme sahip olduğunu ve turun her kademesinde bulutların üstünde yer aldığımızı dile getirdik.

Selçuk Bayraktar, Baykar‘da her milletten insanın çalıştığını, etnik kökenine bakılmaksızın kişilere eşit ortam oluşturulduğunu söyledi. Baykar‘da terörist olmadıktan sonra herkese kapının açık olduğu, kuruma yalanın ise asla giremeyeceğini dile getirdi. İsrail’in Filistin‘e olan soykırımından da bahseden Bayraktar, hiçbirşeyden haberi olmayan bebeklerin bile öldürülmesi ve bunu dini nedenlerden ötürü destekleyenlerin olduğu bir dünyada yaşamanın oldukça zor ve kabul edilemez olduğunu belirtti. Bayraktar TB2‘nin karada, dünya çapında en çok askeri araç imha eden unvanından bahseden Selçuk Bayraktar, bu unvanı insanlı ya da insansız uçakların olduğu bir kademede elde etmelerinin anlamının önemli olduğunu belirtti. Sohbetin ardından tüm ekiple Kızılelma‘nın aynı boyutlardaki maketinin önünde hatıra fotoğrafıyla bu harika günün sonuna gelmiş olduk.

DroneFeast Kanaati
Baykar‘ın büyülü eserlerinin arkasında Muttalip Erdoğan‘ın konferans salonunda söylediği Milli Teknoloji Hamlesinin gerçekleşmesinde büyük etken olan inancın önemini bir kez daha yaşadık. Bu eserleri ortaya çıkarmak için inancınız olmazsa olmazınızdır. İslam medeniyetimizin birçok örneğini koridorlarda çalışma arkadaşlarının asmış oldukları yazılarda, resimlerde ve fotoğraflarda görebiliyorsunuz. Baykar çalışanlarının motivasyonu ulvi bir işe baş koymuşluğun hikayesinde yatıyor. İşte bu yüzden çalışanların mesai ile bir derdi yok. Çünkü bu, dünyaya yeniden hakim olmak zorunda olduğumuz medeniyetimizin dirilişini konu alan bir yaşam biçimi. Tüm çalışanların bu gayeye ulaşmak için çabasına dahil olmak duygularımızı perçinledi.
Peki her şey kusursuz mu? Kusursuzluk insanoğlunun elinde tutabildiği bir şey değil. Selçuk Bey‘in söylediği ve tüm çalışma arkadaşlarında da gördüğümüz, başarı önemli değil, önemli olan bu yola çıkıldığında hangi yoldan ve nasıl gittiğinizdir cümlesi kulaklarımızda yankılanıyor. Dosdoğru yoldan ilerlemenin insan ruhunun kazanabileceği en büyük değerlerden biri olacağına inanıyoruz. Bu unutulmaz yolculukta bizlere bu kıymetli anları yaşatan Baykar grubuna, Muttalip Erdoğan‘a, İlker Akgüngör‘e, Mehmet Ali Nart‘a, Selçuk Bayraktar‘a ve dualarımızda her daim yer bulacak Milli Teknoloji Hamlesinin mimarı olan rahmetli Özdemir Bayraktar‘a, şükranlarımızla…
